İnsanların milyonlarca yıl önce yaşayan ilk atalarına dair önemli keşif: Maymun gibi tırmanıyor ve insan gibi yürüyordu

İnsanların milyonlarca yıl önce yaşayan ilk atalarına dair önemli keşif: Maymun gibi tırmanıyor ve insan gibi yürüyordu

Uluslararası yeni bir çalışma, iki milyon yıl önce Güney Afrika’da yaşayan antik bir insan türünün, insan gibi yürüdüğünü ancak maymun gibi tırmandığını ortaya çıkardı. Bilim insanları, “Australopithecus sediba” olarak adlandırılan insansıya ait sırt fosillerini inceledi. Araştırmacılar, yeni keşfin insanların ilk atalarının nasıl hareket ettiği konusundaki yıllardır süren tartışmayı sona erdirdiğini söyledi.

ABD’li ve Güney Afrikalı araştırmacılar, insanlığın tarihine dair önemli bir keşif yaptı. Yaklaşık 2 milyon yıl önce Güney Afrika’da yaşayan Australopithecus sediba adlı insansının (hominin hem insanlar gibi yürüdüğü hem de maymunlar gibi yürüyebildiği ortaya çıktı.
Araştırmacılar, türe ait bulunan yeni fosil parçasının Australopithecus sediba’nın kavisli bir bele sahip oluğunu gösterdiğini söyledi. Bu durum ise onun maymunlar gibi tırmanmak için üst uzuvlarını kullandığını ve  iki ayak üzerinde yürümek için çok zaman harcadığını gösteriyor.
ABD’deki New York Üniversitesi ve Güney Afrika’daki, Witwatersrand Üniversitesi tarafından yapılan çalışma, insansıya ait fosilleri tamamlamak için Güney Afrika’daki bir mağarada bulunan kemikleri kullandı.
Bununla birlikte, Australopithecus sediba ilk olarak 2010 yılında Witwatersrand Üniversitesi’nde Prof. Dr. Lee Berger ve ekibi tarafından tanımlandı. Son fosiller, Johannesburg’un kuzey batısında, “İnsanlığın Beşiği Dünya Miras Alanı”ndaki Malapa bölgesinin yanından geçen bir maden yolunun kazıları sırasında 2015 yılında bulundu.
Bir kadına ait olduğu belirlenen kalıntıların alt sırtında dört omur ve ayrıca omurgayı pelvise bağlayan sakrum adı verilen bir kemik içerdiği belirtidi.
Araştırmacılar, kadına Swahili dilinde ‘koruyucu’ anlamına gelen Issa adını verdi. Keşif ayrıca insanlar gibi  Australopithecus  sediba’nın da sadece beş bel omuruna sahip olduğunu ortaya koydu.
“eLife” bilimsel dergide yayımlanan çalışmanın baş yazarı Prof. Dr.  Scott Williams, “Bel bölgesi, en eski atalarımızdaki iki ayaklılığın doğasını anlamak ve yürümeye ne kadar iyi adapte olduklarını anlamak için kritik öneme sahip” diye konuştu.
Diğer taraftan, insansıların  nasıl yürüdüğünü ve tırmandığını inceleyen Texas AM Üniversitesi’nden Profesör Cody Prang, “Omurga tüm bunları birbirine bağlıyor. Yerde iki ayak üzerinde yürümeye ve ağaca tırmanmaya yönelik potansiyel adaptasyonlar da dahil olmak üzere, bu özelliklerin atalarımızda ne şekilde geliştiği, belki de insanın kökeniyle ilgili en önemli sorulardan biridir” dedi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*