Omicron varyantı hakkında bilinmesi gereken her şey

Omicron varyantı hakkında bilinmesi gereken her şey

Yeni tip corona virüsün endişe veren Omicron varyantı şimdiye kadar Türkiye de dahil olmak üzere en az 89 ülkede tespit edildi. Omicron, dünyada baskın varyant haline gelirken, bilim insanları onun etkilerini daha iyi anlamaya başladı. Moderna, üçüncü doz aşısının Omicron’a karşı antikor seviyelerini 37 kat artırdığını açıklarken, İngiliz araştırmacılar yeni varyantın Delta’dan daha hafif bir hastalığa neden olduğuna dair hiçbir kanıt olmadığını duyurdu.Peki, Omicron neden dünyayı alarma geçirdi? Aşılar Omicron’a karşı ne kadar etkili? Omicron varyantı ne kadar bulaşıcı ve ciddi hastalığa neden oluyor mu? Bilim insanları bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını açıkladı.

Güney Afrika ve Botsvana’daki bilim insanların  dünyayı endişe verici yeni bir corona virüs varyantının ortaya çıkması konusunda ilk kez uyarmasından sadece haftalar sonra, araştırmacılar, önceki herhangi bir varyanttaki sayıyı çok aşan mutasyonların anlamını anlamaya başladılar.
Corona virüsün Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan orijinal versiyonuna, Omicron varyantında  50 genetik değişiklik tespit edildi. Bunların 30’dan fazlası ise virüsün insan hücrelerine bağlanan açıkta kalan kısmı olan başak proteininde yer alıyor.
Şimdiye kadar yapılan araştırmalar, bu değişikliklerin, onu dünyada baskın olan Delta varyantından daha bulaşıcı hale getirdiğini gösteriyor. Ayrıca,  aşılar veya önceki enfeksiyon tarafından sağlanan bağışıklık korumasından kurtulma olasılığının yüksek olduğu görülüyor.
ABD’de yer alan Wellcome Sanger Enstitüsü’ndeki Covid-19 Genomik Girişimi direktörü Jeffrey Barrett, Omicron’un diğer dört endişe verici varyanttan (Alfa, Beta, Gama ve Delta) sahip olduğu çok sayıdaki mutasyonla ayrıldığını söyledi. Terapötik şirketi olan Centivax’ın kurucusu Jacob Glanville ise mutasyonların on beşinin, virüsün insan hücrelerine girmesi için bir “yakalama kancası” gibi davranan reseptör bağlama alanında olduğunu açıkladı.
Glanville, bu tür kapsamlı mutasyonların aşılama veya önceki enfeksiyonla eğitilmiş insan bağışıklık sisteminin farklı bir varyantı tanıması için Omicron ile mücadele etmesini zorlaştırdığını belirtti.  Mevcut aşıların, iki yıl önce Çin’in Wuhan şehrinde ilk kez tespit edilen orijinal suşu temel aldığını vurguladı.
Bununla birlikte, uzmanlar bazı mutasyonların bağışıklıktan bağımsız olarak bulaşıcılığı da artırdığını söyledi.  Barrett, “Evrim açısından bakıldığında, Omicron, herhangi bir organizmada gördüğüm en dramatik doğal seçilim kanıtıdır” dedi.
Omicron varyantı ilk olarak Güney Afrika’dan alınan örneklerde tespit edilmiş olsa da, kimse nereden geldiğini ve bu kadar çok değişikliği nasıl biriktirdiğini kesin olarak bilmiyor.
Güney Afrika, Johannesburg ve Pretoria şehirlerini içeren Gauteng eyaletinde başlayan ve ardından ülke geneline yayılan Omicron tarafından yönlendirilen dördüncü bir Covid dalgasını bildiren ilk ülke oldu. Ancak Gauteng’deki vakalar geçen hafta zirve yapmış gibi görünüyor ve şimdi düşüyor.
Diğer taraftan, Omicron vakaları dünya çapında hızla çoğalıyor. Bazı ülkelerde iki gün gibi kısa bir sürede sayılar ikiye katlanıyor ve hükümetler sosyal hareketliliği kısıtlamak için önlemler alıyor. İngiltere ve Danimarka, Avrupa’daki en hızlı Omicron büyümesini bildirdi, ancak bu kısmen diğer ülkelere göre daha kapsamlı genomik gözetim sistemlerine sahip olmalarının bir sonucu.
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, son 24 saate 8 bin 44 doğrulanmış ve 25 bin 534 olası Omicron vakası bildirerek doğrulanmış ve olası toplam Omicron vaka sayısını 170 binin üzerine çıkardı. Ayrıca ülkede Omicron enfeksiyonu olan 14 kişi öldü ve 129 kişi hastaneye kaldırıldı.
Yapılan son çalışmalar, araştırmacıların aşıların ve önceki enfeksiyonun Omicron vakalarını önlemede önceki varyantlara göre daha az etkili olacağına dair korkularını doğruladı. Bu çalışmalardan biri, bilim insanlarının  kan örneklerini virüse maruz bıraktığı ve antikor tepkisini ölçtüğü laboratuvar deneylerinden geliyor. Diğeri ise  aşı durumunun ciddi hastalık geliştirme riskini nasıl etkilediğini tahmin etmek için “gerçek dünya” verilerini kullanıyor.
İlk sonuçlar, iki aşı dozundan sonra, özellikle Oxford-AstraZeneca ürünüyle iki kez aşı olan kişilerde, Omicron’a karşı bağışıklıkta büyük bir düşüş meydana geldiğini gösterirken, güçlendirici bir aşı, korumanın tamamını olmasa da çoğunu geri yüklemede iyi olduğunu gösteriyor.
Moderna, geliştirdiği mRNA aşısının bir güçlendirici atışının, yarım doz enjekte edildiğinde antikor seviyelerini 37 kat ve tam doz için 83 kat artırdığını söyledi. BioNTech ve Pfizer daha önce, aşılarının üçüncü dozunun, çalışmalar doğrudan karşılaştırılabilir olmasa da, 25 kat antikor artışı sağladığını söylemişti.
Ancak laboratuvar çalışmaları, geçmiş enfeksiyonları “hatırlayabilen” ve yeniden ortaya çıktıklarında patojenleri öldürebilen T hücrelerinin verdiği uzun vadeli bağışıklıktan ziyade, antikorları nötralize etmeye odaklanıyor. Bu nedenle aşıların ciddi hastalığa karşı yeterli düzeyde koruma sağlaması bekleniyor.
Omicron ile enfekte olan kişilerin Delta varyantı hastalarına göre daha hafif semptomlar gösterdiği görüldüğünden, Güney Afrika’dan gelen erken işaretler cesaret verici oldu. Bununla birlikte, Güney Afrika’da Omicron vakalarının birçoğu asemptomatikti, diğerleri ise öksürük, yorgunluk ve ağrılardan muzdaripti.
Ancak bilim insanları, Omicron ve önceki varyantlar arasında doğrudan karşılaştırma yapmanın, yalnızca şiddetli semptomların ortaya çıkmasından önceki zaman gecikmesi nedeniyle değil, aynı zamanda popülasyondaki önceki enfeksiyon ve aşılama yoluyla coronavirus bağışıklığının bugün farklı olması nedeniyle hala zor olduğu konusunda uyarıyor.
İngiltere’de yer alan Imperial College London’daki epidemiyologlar ülkedeki vakalarla ilgili bir çalışma yayımladı. Araştırmacılar,  Omicron’un Delta’dan daha düşük şiddete sahip olduğuna dair hiçbir kanıt bulamadılar.
Diğer taraftan, laboratuvar deneyleri, Omicron’un hastalık semptomlarını etkileyen farklı insan hücre tipleri arasındaki ayırt edici aktivite modelini göstermeye başladı.
Hong Kong ve Cambridge üniversitelerinde yapılan araştırmalar, Omicron’un akciğer hücrelerini ve dokularını enfekte etmede diğer corona virüs varyantlarından önemli ölçüde daha az etkili olduğunu, solunum sisteminin yukarısındaki bronşlarda çok daha hızlı yayıldığını gösterdi.  Bu farklılıklar, doğrulanırsa, Omicron’un görünüşte daha az şiddetli Covid hastalığına neden olurken insanlar arasında daha fazla geçiş yapma yeteneğini açıklamaya yardımcı olacak.
Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı genel müdür yardımcısı Ewan Birney, “Omicron’un sağlık kapasitesi seviyelerini muhtemelen boğmaması için Delta’dan çok daha az şiddetli olması gerekiyorç Güney Afrika’dan gelen veriler, Omicron’un daha düşük bir ciddiyeti olduğı hakkında olumlu veriler sağlıyor. Ancak, gereken seviyeler olup olmadığı  açıkça belli değil” diye koınuştu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*